İcra Takibi

I. İcra Takibi Nedir?

İcra takibi, özet olarak alacaklının borçluya karşı olan alacağını almasını veya bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını devlet gücü zoruyla sağladığı hukuki yoldur. İcra takibi, Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan İcra Müdürlüklerinde başlatılır.

icra-takibi-nedir

II. İcra ve İflas Kanunu

Türkiye’de borç tahsilatı için özel kanun vardır. Bu kanun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu‘dur. Borç tahsilatına dair prosedürler bu kanunda düzenlenmiştir. Ancak kanun oldukça eskidir. Dili oldukça ağırdır ve anlaşılması oldukça güçtür. Ayrıca prosedürler oldukça karışıktır. Kanun bir çok defa revize edilmiş ise de yapılan reformlar süreci kolaylaştırmamış oldukça zor bir duruma sokmuştur. İcra ve İflas Kanunu’nda neredeyse her şey sürelere bağlanmıştır. Türkiye’deki hukuk fakültelerinde icra ve iflas hukuku zorunlu ders olarak anlatılmaktadır. Bu sebeple türkiye’deki avukatların bu dersten başarılı olmadan mezun olmaları dolayısıyla avukat, hakim veya savcı olmaları mümkün değildir.

III. İcra Takibi için bilinmesi gereken sıfat ve kurumlar

İcra Müdürlüğü / İcra Dairesi

Türkiye’de icra takibi yapılması için Adalet Bakanlığına bağlı kurumlar vardır. Bunlara İcra Müdürlüğü / İcra Dairesi denilmektedir. İcra Müdürlüğü alacaklıların taleplerini kanunda öngörülen çerçevede yerine getiren devlet daireleridir. İcra Müdürlüğünde icra müdürü, icra müdür yardımcısı ve icra memurları görev yapar. İcra müdür ve müdür yardımcıları talepleri karara bağlar. İcra memurları da icra müdür ve müdür yardımcılarının verdikleri kararları yerine getirirler.

İcra dairelerinde talepler artık kural olarak elektronik sistem üzerinde yapılmaktadır. Bu durum icra müdürlüklerinin / icra dairelerinin ve avukatların işlerini kolaylaştırmıştır.

İcra Müdürlükleri genelde adliyelerin içinde bulunur ve bulunduğu adliyenin adını taşır. Örneğin Bakırköy İcra Müdürlüğü , İstanbul İcra Müdürlüğü gibi. Aynı adliyede birden çok icra dairesi bulunmakta ise icra daireleri numaralandırılır. Örneğin Bakırköy 3. İcra Dairesi, Küçükçekmece 4. İcra Dairesi gibi.

İcra daireleri mahkeme kararları, ve ilam niteliği taşıyan örneğin arabulucuk anlaşma tutanakları, ipotek ve rehin alacakları, sözleşme, çek , senet gibi alacakların tahsilatı konusunda yetkili mercilerdir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na ve kanunlarına göre kişilerin cebren alacak tahsili yapması suç olarak düzenlenmiştir. Kişilerin alacaklarını cebre dayalı şekilde tahsil etmeye kalkması, tehdit, gasp, konut dokunulmazlığını ihlal gibi suçların oluşmasına sebep olabilir.

İcra Müdürlüklerinin ise kanuni olarak zor kullanma yetkisi vardır. İcra memurları haciz uygulamak için kilitli yerleri açtırabilir, haczedilen eşyaları muhafaza altına alabilir, kişilerin veya şirketlerin banka hesaplarındaki paralara ve diğer mal varlıklarına haciz koyabilirler.

Alacaklı

Alacaklı, icra takibi dosyasında bir paranın tahsilatı, bir yerin tahliyesinin sağlanması, bir mahkeme kararının yerine getirilmesi için talepte bulunan kişi olarak tanımlanabilir. İcra takibi dosyasında talepte bulunan kişi “Alacaklı” sıfatını alsa da bu o kişinin gerçekten alacaklı olduğu anlamına gelmeyebilir. Bazı durumlarda alacaklı olduğunu iddia eden tarafın bunu mahkeme kararı ile ispat etmesi söz konusu olabilecektir. Yazımızın prosedüre ilişkin kısmında bu durum detaylıca izah edilecektir.

Borçlu

İcra takibinde, alacaklının bir şeyin yapılmasını, bir paranın ödenmesini, bir yerin tahliye edilmesini veya bir şeyin yapılmamasını istediği tarafa “Borçlu” denilmektedir. İcra takibi dosyasında alacaklının gerçekten alacaklı olmayabileceği gibi borçlu tarafında bulunan kişi gerçekten borçlu olmayabilir. Bu sıfatlar kanunun icra takibi tarafları için özel olarak kullandığı sıfatlardır. Bu nedenle icra takibi dosyalarında da bu sıfatlar kullanılır. 

Vekil / Avukat

İcra takibi dosyalarında alacaklı veya borçlu ya da üçüncü kişilerin avukatları için “Vekil” sıfatı kullanılır. 

İcra ve İflas Kanunu’nun karmaşıklığı, itirazların ne şekilde yapılması gerektiğinin hukuki bilgiye dayanması ve prosedürlerin profesyonel olarak takip edilmesi için kişiler ve kurumlar avukatlardan destek almaktadır. 

İcra takibi dosyalarında alacaklı veya borçlu ya da üçüncü kişiler bir vekilden yani icra avukatı desteği aldıkları takdirde, icra dosyasının takibi avukat ve vekiller tarafından yapılacaktır. Bu nedenle bu icra dosyasından yapılacak her türlü tebligat vekile yani avukata gönderilecektir. Sürelerin takibi de avukat yani vekil tarafından yapılacaktır. 

Mahkemeler

İcra Müdürlükleri her ne kadar Adalet bakanlığına bağlı olsa da icra müdürlerinin ve müdür yardımcılarının verdikleri kararlar İcra Mahkemeleri tarafından denetlenmektedir. Bu açıdan icra daireleri ile mahkemeler arasında sıkı bir ilişki vardır. Ayrıca icra dairelerinin yetkileri sınırlıdır. Prosüdürler kısmında anlatacağımız üzere; örneğin ilamsız icra takibinde icra müdürlüğünün göndermiş olduğu ödeme emrine borçlu tarafından 7 gün içinde itiraz edilirse icra müdürlüğü icra dosyasında başkaca bir işlem yapamayacaktır. Bu durumda alacaklı mahkemede dava açmak zorunda olacaktır. Yine prosedürler kısmında anlatılacağı üzere, icra takibine itiraz edilmesi halinde başvurulacak mahkeme yalnızca İcra Mahkemesi olmayabilir. İtirazın iptali davalarının genel görevli mahkemeler olan Sulh Hukuk Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemeleri, Tüketici Mahkemeleri, Asliye Ticaret Mahkemeleri, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri tarafından karara bağlanması gerekecektir. 

IV. İcra Takibi Nasıl Yapılır?

İcra ve İflas Kanunu’na göre icra takibi yapmak için elinizde mevcut olan delil araçlarına veya talep ettiğiniz şeyin ne olduğuna göre birden çok yol söz konusu olabilecektir. İcra takibi proserdürleri hakkında yeterince bilgi sahibi değilseniz muhakkak mesleği bu konuda profesyonel destek sağlamak olan avukatlardan ve avukatlık bürolarından hukuki yardım alınız. Zira yanlış başlattığınız icra takibi para kaybına, zaman kaybına en önemlisi ise geri dönüşü mümkün olamayacak hak kaybına neden olabilir. 

Alacaklının elinde mahkeme kararı veya ilam niteliğine haiz belge mevcut ise ilamlı icra takibi yolunu tercih etmesi gerekecektir. İlamlı icra takibi yolu hem daha az maliyetlidir. Hem de borçlunun ödeme emrine karşı itiraz etmesi oldukça sınırlıdır.

İlamsız icra takibi başlatmak için icra müdürlüğüne hiçbir belge sunma yükümlülüğü yoktur. Ancak bu ilamsız icra takibi tercih edildiğinde borçlunun basit bir itirazı ile süreç durmaktadır. Alacaklının bu durumda mahkemede alacağını ispat etmesi gerekecektir.

Bunun dışında alacaklının elinde çek veya bono – emre muharrer senet olması da kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yolu ile alacağını tahsil etme imkanı sağlayabilecektir. Bu süreç de alacaklının lehine olacaktır.

Kanun para alacaklarına ilişkin alacaklarda şartları oluşmuş ise kolay bir tahsilat yöntemi sunmaktadır. Bu yöntem ihtiyati haciz yöntemidir. İhtiyati haciz yönteminde ise belli bir teminat karşılığında (veya teminatsız olarak) öncelikle mahkemeden karar alınmakta ve normal tebligat prosedürlerinden önce borçlunun malvarlığına haciz konulmaktadır. Borçlunun itiraz hakkı ise malvarlığına konulan hacizden sonra başlayacaktır.

İlamsız İcra Takibi Nedir? İlamsız İcra Takibi Nasıl Yapılır?

İlamsız icra takibi alacaklının elinde hiçbir evrak dahi olmadan başlatılabilecek bir prosedürdür. Süreç; alacaklının borçlunun bilgilerine ve alacak miktarını belirterek icra dairesinden “takip talebi”nde bulunmasıyla başlar.

İcra müdürlüğü takip talebini inceler ve kabul etmesi halinde borçlunun takip talebinde belirtilen adresine “ödeme emri” gönderir. Ödeme emrinde kısaca borcun miktarı, faizi ve diğer yasal giderler (avukatlık ücreti, masraflar, harçlar) yazar. İcra Müdürlüğü’nün banka hesap numarası da yer alır. Ayrıca söz konusu borcun 7 gün içinde ödenmemesi halinde haciz işlemlerine geçilebileceği yazar. Borçluya söz konusu borcunun olmadığına dair “itiraz” hakkının olduğu söz konusu itirazı icra dairesine hitaben dilekçe ile veya sözlü olarak bildiribileceği yer alır.

Borçlu 7 gün içinde itiraz ederse;

Borçlunun ilamsız icra takibine karşı itiraz etmesi durumunda icra müdürlüğü karar oluşturarak söz konusu icra dosyasında durma kararı verir. Bu durumda alacaklı tarafın elindeki belgelere göre itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası açarak kazanması ve icra müdürlüğüne mahkeme kararını sunarak icra işlemlerine devam etmesi gerekecektir.

Borçlu 7 gün içinde itiraz etmez ise;

Borçlu ödeme emrine 7 gün içinde itiraz etmezse; icra takibi kesinleşir. Bunun anlamı artık borçlu aleyhine haciz işlemlerine geçilebilecektir. Haciz işlemlemleri ile ilgili bilgi “Haciz İşlemleri” başlığı altında anlatılmıştır.

Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra Takibi

Elinde borçludan alınmış çek, bono (emre muharrer senet) veya poliçe olan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yoluna müracaat edebilir. Ayrıca ihtiyati haciz prosedürünü de kullanabilir.

Elinde kambiyo senedi olan alacaklı icra müdürlüğünden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi talebinde bulunabilir. İcra Müdürlüğü borçlunun takip talebinde belirtilen adresine ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrinde şikayetleri var ise 5 gün için icra hukuk mahkemesine bu şikayetlerini yapabileceği aksi takdirde 10 gün için ödeme yapması gerektiği yazılmaktadır.

Borçlunun şikayetleri söz konusu kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığı, imzanın kendisine ait olmadığı, borcun ödenmesine rağmen belgenin teslim edilmediğine ilişkin olabilir.

İlamlı İcra Takibi

İlamlı icra takibi yapılabilmesinin öncelikli şartı icra takibine dayanak oluşturacak ilam niteliğinde bir belge olmasıdır. İlam, mahkeme kararı , arabuluculuk anlaşma belgesi veya avukatların ve müvekkillerin birlikte imzaladığı anlaşma belgesi olabilir.

İlamlı icra takibinde borçluya ödeme emri ile borcunu 7 gün içinde ödemesi gerektiği aksi takdirde hakkında haciz işlemlerine başlanacağı ihtar edilir. Borçlunun ilamsız icra takibindeki gibi borcu olmadığı yönünde itirazda bulunması mümkün değildir.

Kira ve Taşınmaz Teslimi Hakkında İcra Takipleri Örnek No:13 ve 14

Kiralanan gayrimenkullere ilişkin hem kira borcu veya başkaca borçların tahsil edilmesi amacıyla ya da tahliye taahhütnamesine dayalı olarak başlatılabilecek iki farklı icra takibi daha mevcuttur. 

Kiraya veren, kira bedellerinin ödenmemesine dayalı icra takibi başlatırken 30 günlük süre içerisinde söz konusu borcun ödenmemesi nedeniyle “Tahliye” de talep edebilir. Bu icra takibi yönteminde kiracı-borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde icra takibi borcu ödenmediği takdirde elinde yazılı kira sözleşmesi mevcut ise icra mahkemesinde tahliye davası açarak tahliye kararı da alabilmektedir. 

Elinde geçerli ve şartları uygun tahliye taahhütnamesi bulunan kiracı ise; tahliye taahhütnamesine dayanarak farklı bir prosedür ile tahliye talep edebilecektir. Kiracı tahliye emrine herhangi bir itirazda bulunmadığı takdirde 15 gün içinde kiralananı tahliye etmek zorundadır. Kiracının tahliye emrine itiraz etmesi halinde ise itiraz ettiği hususlara göre icra mahkemesinde ya da sulh hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılması ve tahliye davası açılması gerekecektir. 

Kiraya verenin başlatacağı icra takibi süreçlerine ilişkin detaylı bilgi edinmek için; “Kiracı Nasıl Çıkarılır – Kiracının Tahliyesi” ve “Tahliye Taahhütnamesi” yazılarımızı inceleyebilirsiniz. 

V. İcra Takibi Haciz Aşaması

İlamlı veya ilamsız icra takibinde icra takibinin kesinleşmesi aşamasından sonra haciz aşaması başlayacaktır. Haciz bir kişinin malvarlığının icra müdürlüğü tarafından tasarrufunun kısıtlandığı anlamına gelir. Hacizli bir malın satışı, bağışı devri mümkün olmayacaktır.

İcra müdürlüğünden borçlunun araçlarına, taşınmazlarına, banka hesaplarına varsa başkaca malvarlıklarına haciz konulması talep edilebilir. Haciz konulan malvarlığının “taşınır” olması durumunda söz konusu taşınırın “muhafaza altına alınması” da söz konusu olabilecektir. Bu durumda haczedilen mal “yediemin” sıfatını taşıyan bir kişiye veya bu işi meslek haline getirmiş kişiye teslim edilebilir. Hacizli malın satılmasına dek bu kişi bu malı muhafaza edecektir. Doğal olarak bu kişiye bu işin karşılığında ücret ödenecektir.

Haciz Edilen Malların ve Eşyaların Satılması

Türkiye’de borcun tahsil edilmesi için öncelikle borçlunun malvarlığınaa haciz uygulaanır. Haczedilen şeyin para olması durumunda satış aşamasına gerek yoktur. Çünkü para doğrudan icra müdürlüğüne yatırılabilir. Örneğin borçlunun banka hesabında para olması halinde icra müdürlüğünün kararı ile söz konusu paraya haciz konulur. Banka parayı borçluya ödemeyecektir. Banka parayı icra müdürlüğüne gönderir. İcra müdürlüğü de haczedilen parayı alacaklıya verir.

Ancak haczedilen malın para olmaması durumunda söz konusu malın satılması ve satıştan gelen paranın alacaklıya verilmesi gerekecektir.

BAL Avukatlık Bürosu İcra Takibi Süreçlerinde Hizmet Sunmaktadır.

BAL Avukatlık Bürosu icra takibi başlatılması, icra takibine itiraz, icra müdürlüklerinde temsil ve hukuki süreç takibi, icra takibine itiraz, icra dosyasından doğan itirazın kaldırılması, itirazın iptali veya tahliye, icra takibi ile borç tahsilatı alanlarında müvekkillerine hukuki destek sağlamaktadır. 

lawyer istanbul

Memduh Remzi BAL

Avukat | Ortak

defense lawyer

Recep Çakır

Avukat | Arabulucu | Ortak

Cem Akyazı

Avukat | Arabulucu

BAL Avukatlık Bürosu

Bilgi Edinin

BAL Avukatlık Bürosu; Müvekkillerine çok çeşitli konularda hukuki hizmetler sunan hukuk bürosudur. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerinde kişi, kurum ve şirketlere etkin hizmet verilmektedir.