Miras Ortaklığı ve Temsilci Atanması

miras ortakligi ve temsilci atanmasi

I. Miras Ortaklığı

1. Genel Olarak Miras Ortaklığı

Mirasbırakanın ölümüyle birlikte miras, külli olarak bir bütün halinde mirasçılara geçmektedir. Ölüm ile mirasçılara intikal eden haklara ve borçlara tereke adı verilmektedir. Terekenin mirasçıya geçişine ise miras denmektedir. Tüm mirasçlara ise miras ortaklığı denir

Mirasbırakanın birden çok mirasçısı olursa mirasbırakanın ölümünden paylaşmanın gerçekleşmesine kadar mirasçıların tereke malları üzerinde elbirliğiyle hak sahibi olmasına ise miras ortaklığı adı verilmektedir. Miras ortaklığı; mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklıktır. Ortaklığa hem yasal hem de atanmış mirasçılar dahildir. Miras ortaklığının tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Mirasbırakanın borçlarından tüm mirasçılar müteselsilen ve şahsi malvarlıklarıyla da sorumlu bulunmaktadırlar. Bu sebeple alacaklılar terekenin tüm borçlarını bir mirasçıdan tahsil etme hakkına sahiptir.

Mirasın ortaklığı;

  • Terekede hiç mal kalmayınca,
  • Külli halef mirasçı sıfatı tek bir kişinin şahsında toplanınca,
  • Miras tümüyle paylaşılınca,
  • Paylı mülkiyet birliği veya başka bir birliktelik kurulunca sona ermektedir.

Miras ortaklığı geçici nitelikte bir ortaklıktır. Ortaklığın amacı, paylaşmaya kadar geçecek olan süreçte terekenin bütünlüğünü sağlamaktır. Bununla beraber çekişmeleri çözüme bağlamaktır. Miras ortaklığının asıl amacı ise paylaşmanın gerçekleştirilmesidir.

2. Miras Ortaklığında Mirasçıların Hakları

Mirasçıların hepsinin terekedeki malları kullanma ve yararlanma hakkı vardır. Terekeden yararlanma hakkında
miras payları esas alınmaktadır. Terekede gelir getiren bir mal varsa bu geliri mirasçılar kendi aralarında hisseleri oranında paylaşabilmektedir. Eğer paylaşmazlarsa bu gelir de terekeye eklenmektedir.

Mirasçılardan her biri, terekedeki şahsi hakları ilgilendiren talep ve dava haklarını ayrı ayrı kullanabilmektedir. Fakat sadece şahsi haklarını ilgilendirmeyen kalan talep ve dava haklarını hep birlikte kullanmaları gerekmektedir.
Mirasçıların her biri, olağan veya zorunlu yönetim işini gerektiren bakım, onarım ya da eylem ve işlemler açısından tek başına dava açmaya yetkilidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, muarazanın men’ i ve mülkiyetin tespiti davasının terekedeki hakların korunmasına yönelik olmasından dolayı mirasçılardan her biri tarafından açılabileceğine karar vermiştir ( Y. HGK. 28.01.2004 T. 2004/2-13 E. 2004/43 K.,)

Muris muvazaasına dayanan tapu iptal ve tescil davasını mirasçılık sıfatına dayalı bir hak olması nedeniyle tüm mirasçılar tek başına kendi payları için açabilmektedir. Tenkis davasını da mirasçılardan her biri kendi payı için açabilmektedir. Üçüncü kişiler tarafından miras ortaklığı aleyhine dava açılırsa davalı olarak mirasçıların tamamının gösterilmesi gerekmektedir.

Mirasın açılmasından sonra miras payının alacaklılar tarafından haczi ise mümkündür. Fakat haczedilen
miras payının icra dairesince sattırılıp paraya çevrilmesi mümkün değildir. Mirasın paylaşılması ve haczedilen miras payına isabet eden tereke mallarının belirlenmiş olması durumunda satış yapılabilmektedir.

3. Miras Ortaklığının Yönetimi

Mirasçılar, elbirliği ile malik olduklarından birlikte hareket etme zorunlulukları bulunmaktadır. Kararları oybirliği ile vermeleri gerekmektedir.

Olağan yönetim işleri ve olağan olmayan yönetim işlerinde verilen kararlar farklılık arz etmektedir. Olağan yönetimi işlerini mirasçılardan her biri tek başına yapabilmektedir. Bu işler;

  • Terekede bulunan malların korunması ya da değerini kaybetmemesi için yapılması zorunlu olan eylem ve işlemler,
  • Eşyanın kullanılabilirliği ya da değerinin azalmasını engellemek için yapılan zorunlu yönetim işleri,
  • Eşyanın zarara uğramasını ya da uğradığı zararın daha da artmasını engellemek için yapılan acele yönetim işleri,
  • Mahsullerin toplanması,
  • Bozulma tehlikesi olanların satılması,
  • Acele hallerde ya da küçük, olağan bakım ve onarıma yönelik hallerdir.

Olağan yönetim kapsamına girmeyen her türlü eylem ve işlem olağan olmayan yönetim işlemi olarak sayılmaktadır.. Bu işlerde mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Mirasçıların hepsinin rızası gerekmektedir. Olağan olmayan yönetim işlerine örnekler;

  • Terekedeki malların işletilmesi,
  • Kiraya verilmesi,
  • Büyük onarım ve bakım işlemleri,
  • Gayrimenkulün üzerine inşaat yapılması,
  • Satılmasıdır.

II. Miras Ortaklığına Temsilci Atanması

Miras ortaklığına temsilci atanması, Türk Medeni Kanunu’nun 640’ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar temsilci atayabilir.”  şeklinde düzenlenmektedir.

Mirasçılar arasındaki problemlerden veya başka bir durumdan ötürü miras ortaklığında karar alınamıyorsa mirasçılardan her biri terekeye temsilci atanmasını talep edebilmektedir. Terekeye gerçek kişiler veya tüzel kişiler temsilci olarak atanabilmektedir. Mirasçılardan biri, birkaçı ya da mirasçı olmayan üçüncü bir kişi miras ortaklığına temsilci olarak atanabilmektedir. Mirasçılar arasında menfaat çatışması bulunması durumunda üçüncü bir kişi temsilci olarak atanmaktadır. (Y. 2.HD. 05.04.1971 T. 1971/2081 E. 1971/2197 K.)

Temsilci; tereke mallarını yönetme, hukuki işlem yapma, dava ve işlerde miras ortaklığını temsil etme gibi terekenin
olağan idaresini yürütme yetkisine sahiptir. Mirası paylaştırma veya terekenin tasfiyesi gibi yetkilere sahip değildir.

Mahkeme, terekenin yönetim ve temsilini tamamen temsilciye bırakarak genel yetki verebilmektedir. Fakat aynı zamanda temsilciye belirli işlemlerin yapılması için özel yetki de verebilmektedir. Mirasçılar arasındaki uyuşmazlık ortaklığı bütünüyle felç etmişse ve tereke yönetiminin temsilciye bırakılması tek çare olarak görülüyorsa, temsilciye genel yetki verilmektedir. Fakat bir tereke aktifinin satışı ya da miras ortaklığının bir davada temsili için temsilciye ihtiyaç duyuluyorsa özel yetki verilmektedir.

Miras ortaklığına genel yetkili bir temsilci atanmasıyla mirasçıların terekeye ilişkin yönetim ve temsil yetkileri sona ermektedir. Terekenin temsili ve yönetimi tamamen temsilciye geçmektedir. Terekeye genel yetkili temsilci atanmışsa, terekedeki hakların korunması için dahi olsa, mirasçılardan herhangi biri veya hepsi birlikte temsilcinin görevi devam ettiği sürece dava açamamaktadır.

Mirasçılar, mahkeme tarafından atanmış olan temsilcinin yetkilerini sınırlandıramamaktadır. Ya da temsilciyi azledememektedirler. Fakat temsilciyi mahkemeye şikayet edebilirler. Mahkeme tarafından atanmış olan temsilcinin yetkileri sadece yine mahkeme tarafından sınırlandırılabilir.

Mahkeme tarafından atanan temsilcinin yetkisi mirasın paylaşılmasına kadar devam etmektedir. Temsilci yaptığı görev nedeniyle ücrete hak kazanmaktadır. Ücretin miktarını mahkeme belirlemektedir.

Yargıtay tarafından miras ortaklığı temsilcisi, özel kayyım olarak kabul edilmektedir. Temsilciye ilişkin uyuşmazlıklarda vasiye ilişkin hükümler uygulanmaktadır.

1. Temsilci Atanması İçin Gereken Şartlar

Miras ortaklığına temsilci atanması için belirli şartların varlığı gerekmektedir. Bunları şekli şartlar ve maddi şart olarak ikiye ayırabiliriz. Maddi şart, miras ortaklığının hareket kabiliyetinin ortadan kalkmasıdır. Şekli şartlar;

  • Mirasçılardan birisinin talepte bulunması,
  • Miras ortaklığının mevcudiyeti,
  • Terekenin tek elden yönetim altında bulunmamasıdır.

Miras ortaklığına temsilci atanabilmesi için yukarıda belirtilen tüm şartların birlikte bulunması gerekmektedir. Fakat bu şartlar bulunsa dahi yine de hakimin takdir hakkı bulunmaktadır. Hakim ayrıca temsilci atanmasının gerekli olup olmadığını da gözeterek karar vermektedir.

Mirasçılardan birinin temsilci atanması için talepte bulunması yeterlidir. Tüm mirasçıların talepte bulunmasına gerek bulunmamaktadır. Ayrıca diğer mirasçıların temsilci atanmasını istememesi durumunda da şartlar mevcutsa temsilci atanmasına karar verilebilecektir.

Miras ortaklığının mevcut olmasından kasıt; mirasbırakanın ölümüyle bir miras ortaklığının meydana gelmesidir. Ayrıca terekenin paylaşılmamış olması ve ortaklığın hala daha devam ediyor olması gerekmektedir.

Miras ortaklığına temsilci atanmasının amacı ortakların birbirleriyle anlaşamamaları ya da başka problemler sonucunda ortaklığın malları hakkında hiçbir işlem yapılamıyorsa bu ortaklığın yeniden işler hale getirilmesidir. Eğer ki vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmışsa veya tereke resmi tasfiye sürecindeyse miras ortaklığına temsilci atanmamaktadır. Bununla beraber miras ortaklığına zaten atanmış bir temsilci varsa bu temsilci azledilmedikçe yeni temsilci atanamaz.

Yargıtay’a göre mirasçıların birlikte hareket edememesi sebebiyle miras ortaklığı işlemez duruma geldiyse, miras ortaklığına temsilci atanmasının maddi şartı oluşmaktadır.

  • Mirasçılardan birisinin yerinin bilinmemesi,
  • Mirasçıların terekeyi yönetemeyecek ya da oybirliğiyle karar veremeyecek durumda olması,
  • Mirasçılar arasındaki fikir ayrılıklarının terekenin korunmasını ve yönetimini olanaksız hale getirmesi ya da güçleştirmesi,
  • Mirasçılar arasında derdest davaların olması, miras ortaklığının işlemez hâle getirdiğini gösterir.

2. Temsilci Atanma Usulü

Miras ortaklığına temsilci atanması talebinde kesin yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Bu davada yetki kamu düzenine ilişkin olduğundan hakim tarafından resen dikkate alınmaktadır. Temsilci atanması talebinde görevli mahkeme ise, sulh hukuk mahkemesidir.

Talep eden tarafından mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine talep dilekçesinin verilmesi ile süreç başlamaktadır.

Miras ortaklığına temsilci atanması çekişmesiz yargı işidir. Bu sebeple basit yargılama usulü uygulanmaktadır. Hakim, duruşma açarak karar vermektedir. Hakim, gerekli gördüğü araştırmayı yapabilmektedir. Resen araştırma ilkesi geçerlidir.

Taraflar; davacı ve davalı değildir. Talep eden ve talep karşıtıdır. Bir veya birden fazla mirasçı talep eden, diğer mirasçılar ise talep karşıtıdır.

Talepte bulunan kişinin mirasçılık sıfatını ispatlaması gerekir. Bu ispatı, mirasçılık belgesiyle yapabilmektedir. Talep eden ayrıca alacaklılar da olabilmektedir. Alacaklının, takip başladıktan sonra borçlunun ölmesi halinde takibin mirasçılara ya da terekeye karşı devam ettirilmesi hususunda bir seçimlik hak tanınmaktadır.

Talep eden tarafından yukarıda bahsedilen temsilci atanma şartlarının ispat edilmesi durumunda terekeye temsilci atanacaktır.

Ece Deniz Vardar
Avukat

İletişim

Miras Hukuku Yayınlarımız

Bizi Arayın : +90 212 909 86 34

Mail Gönderin : info@ballawyer.com

whatsApp →