İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası

ihtiyac nedeniyle tahliye davasi sartlari nedir

I. Genel Olarak İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası

Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerine kiraya verenin kira sözleşmesini sonlandırmasının sınırlı sebebi vardır. Bu sebeplerden biri de kiraya verenin ya da bakmakla yükümlü olduğu kişilerden birinin kiralanan konut veya çatılı işyerine ihtiyacı olması durumudur. Kısaca İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası olarak adlandırabiliriz.

Türk Borçlar Kanunu’nun 350’nci maddesinde; “Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Kiraya veren kiralanana ihtiyacının doğması durumunda kira sözleşmesini sadece tahliye davası yoluyla sonlandırabilir. Kiraya verenin ihtiyacının samimi olması, davanın süresinde açılması ve kiraya verenin davayı kazanması halinde üç yıl boyunca kiralananı tekrar kiraya verememesi bu davanın en özellik arz eden unsurlarıdır.

Kiray verenin gereksinim nedeniyle tahliye talebinde bulunması için malik olmasına gerek yoktur. Kira verenin intifa ya da oturma hakkı sahibi olduğu durumda veya alt kiraya veren olduğu durumda bile gereksinim nedeniyle tahliye davası açabilir.1 Kiralayananın tüzel kişi olması durumunda, konut gereksinimi nedeniyle tahliye davası açmaları mümkün değildir. Tüzel kişinin işyeri ihtiyacı için tahliye talebinde bulunabilir.

II. İhtiyacın Samimiyeti

Kiraya veren, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açtığında mahkeme tarafından bu ihtiyacının samimi, gerçek ve zorunlu olması aranır. Kiraya verenin ihtiyacı samimi, gerçek ve zorunlu değilse davası reddedilecektir. Mahkeme tarafından ihtiyaç, titizlikle incelenir.

Kiraya veren, konut ve işyeri ihtiyacının varlığını mahkeme nezdinde ispatlamak zorundadır. Kiracı ise ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmadığını her türlü delil ile ispatlayabilir. 2

Ayrıca mahkeme tarafından kiraya verenin ihtiyacının gerçekleşmiş olması ve devamlılık arz etmesi aranır. Bu sebeple gerçekleşmeyen ya da gelecekte gerçekleşmesi kesin olmayan bir durum, ihtiyaç sayılmaz. İhtiyacın devamlılık arz etmesi, belirli bir süre devam etmesidir. 3 Hakim, tüm bu unsurları somut olaya göre değerlendirerek bir karar verir.

Yargıtay’a göre ihtiyaç, hüküm kesinleşinceye karar devam etmelidir.4 Yargıtay bazı kararlarında satışa dair ilan verilmesini ihtiyacın gerçek ve samimiliğini zedelediği kanaatine varmıştır.5 Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez.6

III. Kiralayanın İhtiyacının Samimi Kabul Edilebileceği Haller

Yargıtay tarafından bazı hallerde kiralayanın ihtiyacı samimi, gerçek ve zorunlu kabul edilmiştir.

Kiraya veren, kirada veya başkasının yanında oturuyorsa Yargıtay tarafından ihtiyacı samimi bulunur. 7 Yargıtay’a göre; “Konut nedenine dayalı tahliye davalarında kirada oturan ihtiyaçlının kirada oturması ihtiyacın varlığının başlıca kanıtıdır.” 8 Dolayısıyla kiraya verenin başka bir konutta kiracı olarak oturması, konut ihtiyacına karinedir. Konut ihtiyacını öne süren kiraya verenin başkasına ait bir konutta kiracı olarak oturması ile bedelsiz oturması arasında bir fark bulunmamaktadır. Kiraya verenin çocuklarının da kirada oturuyor olması konut ihtiyacının var olduğuna dair karinedir.9

Konut ihtiyacı olan kiraya verenin başka bir konutta oturduğunu ispat etmesi gerekir. Ancak kiracı her zaman bu karinenin aksini ispat edebilir. Örneğin, kirada oturan bir kiraya verenin işine daha yakın ve fiziki şartları daha iyi bir konutu varken, bu konut için tahliye davası açmayıp, işine daha uzak olan ve fiziki şartları daha kötü bir konutu için tahliye davası açması durumunda davanın reddine karar verilmelidir.10 Kiracının bir taşınmazı bulunuyorsa burasının boş olup olmadığı üzerinde de durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.11

Kiraya verenin mali durumunun eskiye göre daha kötü olması nedeniyle oturduğu konutun giderlerini karşılamakta zorlanması durumunda da konut ihtiyacının varlığı kabul edilir. Lüks bir dairede oturan kiraya verenin geçim sıkıntısı içinde bulunması nedeniyle daha küçük kiralanana geçmek istemesi de haklı bir ihtiyaç nedeni olarak görülmüştür.

Yurtdışında yaşayan kiraya verenin yurda kesin dönüş yapması şartı ile konut ihtiyacının gerçek ve samimi olduğu kabul edilerek tahliye davası kabul edilir.12

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ihtiyacın yargılama devam ederken devam etmesini ve yurda kesin dönüş için gerekli adımın atılmış olmasını yeterli bulmuştur.13

Kiraya veren, yazlık konuttan kiracı tahliye edilmediği takdirde başka bir yer kiralamak zorunda kalacaksa kiralananın yazlık konut ihtiyacının gerçek ve samimi olduğu kabul edilerek ihtiyaç nedeniyle tahliye istemi kabul edilir. Yargıtay içtihatlarında yazlık konut ihtiyacı, konut ihtiyacının bir parçası olarak kabul edilmiştir.14

Yazlık ihtiyacı nedeniyle tahliyesi istenen konut mimari bakımdan da yazlık olarak inşa edilmiş, kira sözleşmesi de yazlık ihtiyacını karşılamaya yönelik olmalıdır. Yoksa Yargıtay’a göre tahliyesi istenen konut sürekli yazlık ihtiyacına cevap veremeyeceğinden tahliye isteminin reddi gerekir. Burada durum yılın her gününün kiralananda geçirilmesi değildir. Örneğin yurtdışında çalışıp yılın tatil dönemlerini konutta geçirmek isteyen kiralayanın ihtiyacı bu durumda gerçek ve samimi kabul edilir.

Kiraya verenin veya yakınlarının ihtiyaç sahibi sayılabilmesi için kişinin reşit olması şartı aranmıştır. Yargıtay’a göre reşit olan kimse ailesi ile birlikte oturmaya zorlanamaz.15 Bu sebeplerle kiraya verenin veya çocuklarının evlenmesi, çocuğunun olması, çocuklarının büyümesi, üniversitede başka şehirde oturan çocuklarının eğitimlerini tamamlayarak kiraya verenin yanına dönmeleri gibi hallerde ihtiyaç samimi kabul edilebilir. Kiraya verenin çocuğunun reşit olup ayrı eve çıkmak istemesi halinde de ihtiyacın samimi olduğu kabul edilir.16

Yargıtay, evlenme hazırlığında olan kiraya verenin gereksinimini gerçek ve samimi bulmasına karşılık, tek başına nişanlanmayı bu kapsamda değerlendirmemekte ve bir kısım eşyaların alınması, nikah gününün tespit edilmesi gibi evlilik için somut birtakım hazırlıkların yapılmasını aramaktadır.17

Kiraya verenin işsiz olduğu veya mevcut işyerinden ayrılacak olması halinde işyeri ihtiyacının varlığı kabul edilir.18

Eşlerin boşanması veya eşlerden birinin ayrı yaşıyor olması da konut ihtiyacının zorunlu olduğu durumlardan kabul edilmiştir. Evlilik hususunda olduğu gibi boşanmaya bağlı konut ihtiyacının da somut delillere dayanması gerekir.19 Kişinin boşanması sonucunda ev ihtiyacı olması da samimi sayılmaktadır.20

Kiraya veren sağlık nedenlerine bağlı olarak konut ihtiyacını öne sürerek kiralananın boşaltılmasını isteyebilir. Ancak kiraya verenin konut ihtiyacı olarak ileri sürdüğü sağlık nedenlerinin, onun kiralanan konutta oturmasını zorunlu kılması ve kiralananın sağlığı yönünden faydalı olması gerekir.21

Yurt dışında yaşayıp kesin dönüş yapmayan ancak senenin belli dönemlerini (izin, tatil gibi) Türkiye’de geçirmek isteyenlerin de konut ihtiyacının gerçek ve samimi kabul edilebilir. Kiraya verenin Türkiye’ye geldiğinde kendisine ait konutta oturmak istemesi mülkiyet hakkı ile ilişkili olup, mülkiyet hakkının kiracılık hakkından üstün tutulması gerekir. 22

Kiraya verenin çocuklarının memurluğa atanması, öğrenimi, sağlık durumu gibi hallerde ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılabilir. 23

IV. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4’üncü maddesinde; “Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir. Bu sebeple kiralayanın ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi davasında görevli mahkeme, sulh hukuk mahkemeleridir.24

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6’ncı maddesinde; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. Yetkili mahkeme, kiracının yerleşim yeri, yani kiralananın bulunduğu il ve ilçenin bağlı olduğu adliyedir.25

V. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasında Dava Açma Süresi

Kiraya veren, konut ya da işyeri ihtiyacı nedeniyle kira sözleşmesini; belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde ise kira sözleşmesine ilişkin genel hükümlerde öngörülen fesih dönemi ve fesih bildirimi sürelerine uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 353’üncü maddesinde; “Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Kiraya veren bir ay içinde kiracıya yazılı olarak ihtarname ile dava açacağını bildirirse dava açma süresi bir kira yılı uzamış olur.

Tahliye davası eğer bu sürelere riayet ederek açılmazsa, dava usulden reddolur. Mahkeme davanın süresinde açılıp açılmadığını resen inceler.
Dava açma süresinde ilk olarak kira sözleşmesinin belirli süreli mi belirsiz süreli mi olduğunun tespit edilmesi gerekir. Türk Borçlar Kanunu’nun 347’nci maddesinde; “Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Süreli olarak yapılmış olarak yapılan kira sözleşmeleri, kira yılının sonunda kiracı tarafından feshedilmezse bir yıl daha uzamış sayılır. Belirli süreli kira sözleşmesi olmaya devam eder. 26

Belirli Süreli Kira Sözleşmelerinde

Belirli sürel kira sözleşmelerinde; belirli kira sözleşmesinin sonunda bir ay içinde ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılmalıdır. Belirl süreli kira sözleşmelerinde, kiraya verenin belirlenen sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açabilmesi için, önceden bir ihtarname gönderme zorunluluğu yoktur.27

Belirsiz Süreli Kira Sözleşmelerinde

Belirsiz süreli kira sözleşmeleri için Türk Borçlar Kanunu’nun 329’uncu maddesinde; “Taraflardan her biri, bir taşınmaza veya taşınır bir yapıya ilişkin kira sözleşmesini yerel âdette belirlenen kira döneminin sonu için veya böyle bir âdetin bulunmaması durumunda, altı aylık kira döneminin sonu için, üç aylık fesih bildirim süresine uyarak feshedebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Belirsiz süreli kira sözleşmesinde ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılabilmesi için; altı aylık kira döneminin sonunda, üç aylık fesih bildirim süresine uyularak ihtarname gönderilmesi gerekir. Altı aylık kira döneminin sonunda da bir ay içinde tahliye davası açılabilir. 01/01/2023 başlangıç tarihli kira sözleşmesi söz konusuysa; 31/06/2023 tarihinde 6 aylık kira süresi bitecektir. İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilmeniz için; 31/03/2023 tarihinden önce kiracıya ihtarname göndermelisiniz. 31/06/2023 tarihinden sonra 31/07/2023 tarihine kadar tahliye davası açabilirsiniz.

VI. Tahliye Davasının Sonuçları ve Yeniden Kiralama Yasağı

Kiraya veren, ihtiyaç nedeniyle açılan tahliye davasını kazanırsa; karar ilamı ile hem sözleşme feshedilmiş olur. Hem de kiracı kiralananı boş olarak, eklenti ve anahtarları ile birlikte kiraya verene teslim etmesi zorunlu olur. Aksi takdirde kiraya veren, cebri icra yoluyla kiralananı tahliye edebilir.28

Kiraya veren davasını kazanır ve ihtiyaç nedeniyle kira sözleşmesini feshederse kiralananı üç yıl boyunca tahliye edilen kiracıdan başkasına kiralayamaz.

Türk Borçlar Kanunu’nun 355’inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında; “Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir.

Eğer kiraya veren, yeniden kiralama yasağını ihlal ederse; eski kiracıya bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemesi gerekir. Yeniden kiralama yasağının amacı, gerçek bir ihtiyacı olmayan kiraya verenin sadece kiracıyı tahliye etmek için hakkını kötüye kullanmasının önüne geçmektir.29 Yargıtay; yeniden kiralama yasağına aykırılık nedeniyle tazminata hükmedilebilmesi için, kiraya verenin kiracıyı dava ile tahliye ettirmiş olmasını aramaktadır.30

Kiracı hakları, kira uyuşmazlıkları veya davaları ile ilgili hukuki yardıma mı ihtiyacınız var? Tereddütlerinizi giderin.

Hukuki konularda bilgi eksikliğinden veya özensizlikten dolayı ülkemizde kira sözleşmeleri prosedür gibi görülmektedir. Hatta yazılı kira sözleşmesi yapılmadan kira ilişkisi kurulduğuna da sıkça rastlıyoruz. Halbuki kira sözleşmeleri iki tarafı bağlayıcı karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerdir.

İnsanların temel ihtiyaçlarından olan barınma veya işyeri ihtiyacının karşılanması için sıklıkla yapılan kira sözleşmelerinden doğan hak ve yükümlülükleri bilmeden hareket etmeleri çok ciddi sorunlara sebebiyet vermektedir. Özellikle enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde emsal kira bedellerine dayalı olarak kiraya verenler ile kiracılar arasında karşı karşıya gelinmekte ve taraflar soluğu adliye koridorlarında almaktadır.

BAL Avukatlık Bürosu avukatları konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda hukuki hizmet sağlamaktadır. Özellikle kira artış oranlarına bağlı ihtilaflarkiracı tahliyesi, tahliye taahhütnamesine bağlı tahliye davaları, kiracının haklarıkira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle tahliye davasıtahsilat ve icra takibi, yeni malikin gereksinimi nedeniyle tahliye davası, geçmiş kira bedellerinden doğan alacaklar, kira uyarlama davaları, kira bedelinin tespiti davaları gibi uyuşmazlıklar konusunda oldukça yetkin bilgi ve birikime sahibiz.

İletişim

Bizi Arayın : +90 212 909 86 34

Mail Gönderin : info@ballawyer.com

whatsApp →

Dipnotlar

1 HAN, Erhan, Konut ve Çatılı İşyeri Kira Sözleşmelerinin Kiraya Verenden Kaynaklanan Sebeplerle Sona Ermesi, Konya, 2019, s.55.

2 ÖZELÇİ GENÇ, Güliz, Kiralananın İhtiyaç Nedeniyle Tahliyesi, İstanbul, 2019, s.43.

3 ÖZELÇİ GENÇ, Güliz, Kiralananın İhtiyaç Nedeniyle Tahliyesi, İstanbul, 2019, s.46.

4 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/9396 Esas, 2019/4734 Karar, 21.05.2019.

5 CABA, Safiye, Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Kiralayanın İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası, İstanbul, 2022, s.21.

6 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2019/2702 Esas, 2019/4829 Karar, 22.05.2019.

7 Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 16.02.2011, 2011/90 Esas, 2011/1454 Karar.

8 Yargıtay, 3. Hukuk Dairesi, 23.01.2019, 2018/7751 Esas, 2019/493 Karar.

9 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2018/7751 Esas, 2019/493 Karar, 23.01.2019.

10 ÖZELÇİ GENÇ, Güliz, Kiralananın İhtiyaç Nedeniyle Tahliyesi, İstanbul, 2019, s.60.

11 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/7503 Esas, 2017/16791 Karar, 30.11.2017.

12 Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 23.02.1999, 1999/1397 Esas, 1999/1443 Karar.

13 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.06.2021, 2017/1540 Esas, 2021/878 Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/3075 Esas, 2017/7795 Karar, 23.5.2017.

14 Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 12.01.2015, 2014/13336 Esas, 2015/39 Karar.

15 Yargıtay, 6. Hukuk Dairesi, 22.03.2007, 2007/1360 Esas, 2007/3234 Karar.

16 Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2016/3380 Esas, 2016/3343 Karar, 25.4.2016.

17 Yargıtay 6 Hukuk Dairesi, 25.10.2004, 2004/6759 Esas, 2004/ 7239 Karar.

18 Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 09.03.2015, 2015/1449 Esas, 2015/2323 Karar.

19 Yargıtay, 6. Hukuk Dairesi, 13.02.2007, 2006/12620 Esas, 2007/1193 Karar.

20 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/3224 Esas, 2017/15164 Karar, 2.11.2017.

21 Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 08.12.2003, 2003/8731 Esas, 2003/8796 Karar.

22 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 28.11.1990 tarih, 1990/6- 466 Esas, 1990/593 Karar; “Yurt dışında çalışan davacının uzun süreç içerisinde iki kez dışında dava tarihine kadar kısa ve muntazam aralıklarla yurda gelmemiş olması, bundan sonraki dönemde de yine gelmeyecek olarak değerlendirilemez. Eş ve dört çocuk ile birlikte otel veya motel türü bir yerde tatil geçirmenin aile bütçesine getireceği külfetin ağırlığı aşikardır. Yıllarını, çalışarak yurt dışında geçirmiş, belirli bir ekonomik birikime ulaşmış, bu birikimi ile bir mesken edinmiş olan kimsenin, yurt ve akraba özlemi duyacağı, çocuklarının da mümkün olduğu oranda vatanından kopmamalarını arzu edebileceği gayet doğal görülmelidir… Bu durumda, davacının içerisinde bulunduğu özel şartları itibariyle, yıllık tatilini geçirmek üzere Türkiye’ye geldiğinde kalmak üzere açılan bu boşaltma davasında ihtiyacın gerçek ve samimi olduğunun kabulü gerekir.”

Yargıtay 6 Hukuk Dairesi, 13.06.2012, 2012/5810 Esas, 2012/8832 Karar; “…kocası ile yurt dışında çalıştığını, Türkiye`ye izinli geldiklerinde halen babasının evinde bazen de diğer akrabalarının yanında ve otelde kaldıklarını izinli geldiklerinde kendilerine ait kalabilecekleri bir evlerinin olmadığından mecuru satın aldıklarını devamlı kalabilecekleri bir yerleri olmadığından eşya dahigetiremediklerini beyan etmişlerdir. …Davanın konusu, ihtiyaç iddiasına dayanan tahliye isteğinden ibarettir. Davacının eşi ile birlikte yurt dışında çalıştığı yıllık iznini Türkiye`de geçirdiği, geldiğinde babasının evinde veya otelde kaldığı dosyadaki delillerle sabittir. O halde, yıllık tatili geçirmek üzere Türkiye`ye geldiğinde kalmak üzere açılan bu tahliye davasında ihtiyaç iddiası gerçekleştiğine göre tahliyeye karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından direnme kararı onanmalıdır.”

23 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 23.10.2015, 2014/224 Esas, 2015/2354 Karar.

24 ÖZELÇİ GENÇ, Güliz, Kiralananın İhtiyaç Nedeniyle Tahliyesi, İstanbul, 2019, s.95.

25 ÖZELÇİ GENÇ, Güliz, Kiralananın İhtiyaç Nedeniyle Tahliyesi, İstanbul, 2019, s.98.

26 Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 30.11.2015, 2015/7848 Esas, 2015/10535 Karar; ‘’ taraflarca inkar edilmeyen 15.07.2013 başlangıç tarihli ve bir ay süreli kira sözleşmesi belirli süreli kira sözleşmesi niteliğindedir. Türk Borçlar Kanunu 347. maddesine göre konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin bir ay olan süresinin bitimi ile sözleşme bir yıl süreyle yenilenmiştir. Türk Borçlar Kanunu 350. madde gereğince kiraya veren kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonundan itibaren bir ay içinde ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 15.07.2013 başlangıç tarihli ve bir ay süreli olup 15.08.2013 tarihinden itibaren bir yıl süreyle yenilenmiştir. Davacı tarafın dayandığı sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihleri esas alındığında 16.07.2014 tarihinde erken açılan dava, süresinde değildir. Mahkemece, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.’’ şeklinde hüküm kurulmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/2780 Esas, 2017/5393 Karar, 18.4.2017.

27 ÖZELÇİ GENÇ, Güliz, Kiralananın İhtiyaç Nedeniyle Tahliyesi, İstanbul, 2019, s.111.

28 CABA, Safiye, Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Kiralayanın İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası, İstanbul, 2022, s.119.

29 CABA, Safiye, Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Kiralayanın İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası, İstanbul, 2022, s.116.

30 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 21.02.2021, 2017/4632 Esas, 2019/1687 Karar